51 Yıldır Dillerden Düşmeyen “Samanyolu” Şarkısının Bir Film Müziğinden Doğduğunu Biliyor Muydunuz?

51 yıldır dillerden düşmeyen, büyük buluşmalarda hep bir ağızdan söylenen, Berkant’ın yorumuyla hafızalara kazınan “Samanyolu”nun aslında bir film müziğinden doğduğunu biliyor muydunuz? Türkçe dışında üç dilde söylenmiş tek ‘yerli ve milli’ beste olan “Samanyolu”nunplatonik bir aşkı anlatan hikâyesi, Türkiye popüler müzik tarihinin en yetkin isimlerinden Murat Meriç’in kaleminden “Hayat Dudaklarda Mey”de okuyucuyla buluşuyor!

Murat Meriç’in yeni kitabı “Hayat Dudaklarda Mey”de, 213 şarkı ve türkünün hikâyesi muhabbetle anlatılıyor. Muhabbete eşlik eden şarkılardan biri ise 1968 yılında piyasaya çıkan, Berkant’ın seslendirdiği, Murat Meriç’in “Memleket pop müziğinin milli marşı!” diye adlandırdığı “Samanyolu” şarkısı. Şarkının enstrümantal teması ilk olarak, aynı adlı filmin içinde geçiyor ve çıkışıyla büyük sükse yapıyor. Orhan Aksoy’un yönettiği, başrollerinde Hülya Koçyiğit ve Ediz Hun’un oynadığı film, Zülal ile Nejat’ın aşkını anlatıyor. Nejat, Zülal’i hiç bitmeyen bir aşkla severken Zülal onu züppe arkadaşlarının önünde rencide etmekten çekinmiyor. Düğümün çözüldüğü sahne, Zülal’in evlendiği gece Nejat durup dururken dünya evine girecek kıza açılıyor ama cevabını alıyor: “Sana karşı daima bir kardeş sevgisi besledim. Acını anlıyorum ama günün birinde evleneceğimi bilmen, kendini buna hazırlaman lâzımdı. Elbette seçeceğim erkek, mevkî ve şahsiyetiyle iftihar edeceğim biri olacaktı.” Filmde bu sahnenin hemen öncesinde duyulan şarkının enstrümantal teması, sonlara doğru Zülal ve Nejat’ın kavuştuğu sahnede bir kere daha duyuluyor. Film gösterime girdiği anda “Samanyolu”nun dillerden düşmeyen yolculuğu da başlıyor.

“Samanyolu” filminde geçen enstrümantal tema, izleyiciler tarafından büyük bir beğeniyle karşılanıyor. Bu durumu fırsata çevirmek isteyen yapımcılar hem filmin tanıtımına katkı sağlamak, hem de Berkant’ı ön plana çıkartmak için bu enstrümantal temayı şarkıya, ardından da plağa çevirmek istiyor. İzmir’de program yapan Berkant, apar topar İstanbul’a getiriliyor ve stüdyoya sokuluyor. Plak hızlı bir şekilde piyasaya sunuluyor.  Filmde hiç duyulmayan “Samanyolu” şarkısı, sanki filmin şarkısıymış gibi lanse ediliyor. Büyük bir çıkış yapan Berkant böylece, ölümüne dek “Bay Samanyolu” olarak anılıyor.

“Samanyolu”nun bir diğer önemli özelliği ise şarkının memleket dışında duyulan ilk yerli beste olması. Üzerine yazılan Fransızca, Almanca, İspanyolca sözlerle Avrupa’da plak hâline getirilen “Samanyolu”, aralarında Dalida’nın da bulunduğu pek çok önemli isim tarafından seslendiriliyor. Türkiye’yi büyük bir başarıyla temsil eden şarkı, Avrupa listelerinde önemli dereceler elde ediyor.


Bir solukta okunan, ufuk açan, merak ettiren “Hayat Dudaklarda Mey”, başka hikâyelerin izini sürmeye vesile olacak 2 ciltlik dolu dolu kitap. “Hayat Dudaklarda Mey”, Anason İşleri Kitapları etiketiyle şimdi seçkin kitapçılarda ve anasonisleri.com’da!

Bilgi için:         facebook.com/anasonisleri

   instagram.com/anasonisleri

HAYAT DUDAKLARDA MEY HAKKINDA

213 şarkı ve türkünün hikâyesinin yer aldığı, yeni kitabı “Hayat Dudaklarda Mey”de Murat Meriç; alaturka, pop, arabesk, halk müziği ve rock müzik türlerindeki şarkıların, anason kokulu hikâyelerini anlatıyor. Beş ayrı müzik türüne özel, usta bir sanatçının mercek altına alındığı kitapta Alaturka müziğin Müzeyyen Senar’ı Haydar Haydar ile; pop müziğin Sezen Aksu’su Firuze’siyle; arabesk müziğin Müslüm Gürses’i İtirazım Var ile; halk müziğin Neşet Ertaş’ı Gönül Dağı ile; rock müziğin Erkin Koray’ı ise Arap Saçı ile okurlara dokunuyor. Tek bir müzik türüne bağlı kalmayan ‘Sanat Güneşi’miz Zeki Müren için ise, kitabın girişinde özel bir bölüm bulunuyor. “Hayat Dudaklarda Mey”de her hikâyenin girişinde yer alan karekodlar, okuyuculara hikâyesini okudukları şarkıyı dinleme olanağı da veriyor.

bkz. İletişim